Kar yağışlı bir gün, kar yağdığı için mutluyum, mutluluğum fiziksel bi önem taşımıyor işin açıkcası çoçukluğuma dair günlerin sahidi kar taneleri asagı dogru büyük bir özenle düşüşleri beni kar oynamaya itiyor ne kardan adamlar ne kartopu savaşları yaptık ama hiç bi savas onlar kadar masum olamadı nedense......
Kar dedimde yine anılar canlandı gözümde, çam ağaçlarının altına girip agacı sallayarak suratımıza düşen karları bir yandan elimizle silmek büyük bir zevkti dogrusu, arka fonda annenin 'artık hasta olucaksın gel içeri' demesi ve cevap olarak '5 dakika daha ne olur anne ' demememiz hepimize tanıdık gelen ibarelerdir aslında bunu büyüklerde yapmıyormu? komsudan kalkarken kapı önü muhabbetleri, pazarda yol ortasındaki sıkışıklığa aldırmadan çoluk çocuk muhbetleri bi yandan yanında çocuk varsa yanakları sıktırılıp aman ne kadar büyümüş saçmalıkları, ( evet büyüdük kardeşim bunu yüzümüze vurmanız gerekmiyor!) hayatın her evresin de sevdiğin her şeyden ayrılmak zor en zoruda ayrılmamak varken ayrılmak...
Herşey keşke karlar kadar güzel olsa ama yinede seni bekleyen sorumluluklar, yaşam gayesi, büyümenin verdiği zorluklar, hiç bir şey bunlar kadar dokunmuyor bana keşke yine bebeğimin kolu kırıldı diye ağladığım günlere dönebilsem....
15 Ocak 2008 Salı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)